Dövme Sanatında 'Touch-Up' (Rötuş) Nedir? | İlk Seans Sonrası Rötuş Her Zaman Zorunlu Mudur?

Ekim ayının o tazeleyici sonbahar rüzgarları Nişantaşı sokaklarında esmeye devam ederken, Tattoom Art Gallery stüdyomuzda sadece yeni projelere başlamıyor, aynı zamanda 4-6 haftalık iyileşme (healed) sürecini tamamlamış misafirlerimizi son kontroller için ağırlıyoruz. Bu kontrol seanslarında en sık duyduğumuz soru şudur: "Dövmemin üstünden tekrar geçmemiz (rötuş) gerekiyor mu?" Çoğu kişi, bir dövmenin ancak iki seans yapıldığında tamamlandığını düşünür. Peki, rötuş işlemi gerçekten her dövme için mecburi bir kural mıdır, yoksa bir istisna mı?
1. Touch-Up (Rötuş) Aslında Nedir? Rötuş, dövmenin baştan aşağı yeniden yapılması veya üzerinden tamamen geçilmesi demek değildir. İyileşme (peeling) süreci tamamen bittikten sonra yapılan milimetrik bir "kalite kontrol ve onarım" işlemidir. İnsan derisi yaşayan ve tepki veren bir organ olduğu için, birinci sınıf vegan mürekkepler ve kusursuz bir işçilikle çalışılsa bile, vücut bazen boyanın ufak bir kısmını dışarı kusabilir (fallout). Rötuş, sadece bu mikroskobik renk kayıplarını ve çizgilerdeki soluklukları doldurmak için atılan ufak dokunuşlardır.
2. Hangi Tarzlarda ve Bölgelerde Rötuş İhtimali Artar? Rötuş ihtiyacını belirleyen iki temel unsur anatomi ve tasarımın tarzıdır.
Linework ve Deq: Stüdyomuzun odak noktalarından olan ve tek bir iğne ucuyla kusursuzluk gerektiren minimalist linework hatlarında veya el/parmak gibi sürtünmenin sürekli olduğu bölgelere işlediğimiz geleneksel Deq motiflerinde, derinin yapısı gereği ufak silinmeler yaşanması çok doğaldır ve kısa bir rötuş gerekebilir.
Blackwork ve Gravür (Engraving): Tam tersi olarak, doğru derinliğe ve doygunluğa ulaşılmış bir blackwork projesi veya yoğun taramalı tarihi bir gravür işi, ilk seansta genellikle cilde çok sağlam tutunur. Ekstra bir doku veya yara izi problemi yoksa, bu tarzların rötuş gerektirme ihtimali oldukça düşüktür.
3. Bakım (Aftercare) Faktörü: En Büyük Belirleyici Dürüst olmak gerekirse, bir dövmenin rötuşa ihtiyaç duymasının %80'i sanatçının tekniğiyle değil, misafirin evdeki bakım süreciyle ilgilidir. İyileşme döneminde oluşan o ince kabukları tırnakla koparmak, dövmeyi aşırı kaşımak, havuza girmek veya yoğun terleten sporlar yapmak, mürekkebin dermis tabakasına yerleşmesini engeller. Kusursuz bir ev bakımı, rötuş ihtimalini neredeyse sıfıra indirir.
Tattoom Art Gallery olarak önceliğimiz, cildinizi gereksiz yere yormadan eseri tek seansta kusursuz şekilde bitirmektir. Eğer siz de anatomik akışınıza (flow) saygı duyan, tamamen size özel (custom) projeleri profesyonel bir ekiple hayata geçirmek isterseniz tattoomgallery.com üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz. Nişantaşı stüdyomuza geldiğinizde, Dr.Ink kafemizde taze demlenmiş kahvenizi yudumlarken, yıllarca rötuşa ihtiyaç duymayacak o sağlam projelerin temellerini birlikte atmak için sizleri bekliyoruz.

Yorumlar